14 Ekim 2013 Pazartesi

İnkâr ve Kabul…

Gözlerin doldu, dedi.
Yanlış görmüşsün, diye çıkıştım hemen. Çıkışmayı umursamadığı yüzünden belliydi. Gözlerimi kaçırdım.
Gördüm, dedi. Ne gördüğümü biliyorum. Ağlayacak gibiydin.
Hayır, dedim. Niye ağlayayım ki, mantıksız bir şey.
Mantıksız ya, dedi. İnsan kendi kurgusuna üzülür mü, bazen çok tuhaflaşıyorsun.
Kendi kurgusuna sevdalanan, üzülür de, dediğimi fark ettiğimde iş işten geçmişti. Yüzündeki bilmiş gülüşü gördüğümde, ne yapacağımı bilemediğimden elimdeki kitabı kucağına atıp al Hume oku biraz. Belki ikimiz de dogmatik uykularımızdan uyanırız, dedim. Kahkahası yüzünden yanmaya başlayan yüzümü avuçlarımla kapatıp ben de gülmeye başladım. Epeyce güldük, gözlerimizden yaş gelene dek…


Mey