2 Mart 2015 Pazartesi

Engellenmiş Tutku...

Baktı.
Baktım.
Bir şey anlamadığı belliydi. Eğlenceli bir yanı vardı anlamazlığının.
Gülmedim ama.
Ne bu, dedi. sorudan çok kızgınlığının ilanıydı fısıldayışı.
Anlayamamanın verdiği kızgınlığı bilirdim. Anlayışlı olacaktım.
" Tutkunun engellemelerinden çıkan tutku.." dedim.
Delirdiğimi düşündü. Söylemedi ama düşündü.
Düşünmesi yeterdi. Bu kez de gülümsemedim.
Umarsızsın, dedi. Kızgınlığı sürüyordu.
Hayır, diye itiraz ettim. Umarsız değilim.
Nesin peki, diye sordu. İlk kez gülümsüyordu. Biraz alaylıydı gülümseyişi. Dur bakayım, belki de birazdan çok.
Ben daha çok gülümsedim.
Aldırışsızım, dedim sakince.
Gülüşü büyüdü.
Öyle mi, dedi. Neye?
Kimse bir gülümseyişte beni geçemezdi: Engellemelerine, diye yapıştırdım!
Üsteledi: Aldırışısız!
Kalınca altını çizdim: Aldırışsız!
Bakmadı bu kez. Al sana bir engel daha, der gibiydi.
Aldırmadım...


Mey