20 Temmuz 2014 Pazar

Poyraz’ın Bilgeliğine Reddiye…

Poyraza durmuştu hava. Çırpınan denize dikilmişti tüm sorularını yitirmiş gözleri.
Uçuşuyordu şeyler. Saçlar, etekler, yelken bezleri, güneşlikler. Poyraz bu, diye düşündü. Elbet dökecekti eteğindeki taşları. Dikkatle baktı fısıltısını şiddetine saklayışına. Taşların birbirine çarpışını duydu. Kulak kesildi:
Yorgun yalnızı taşımaz, yalnız yorgunu beklemez, diyordu. Hışmına hışımla sırt çevirdi işiten.  Hızla uzaklaşırken lodos senden bilge, diye söylendi. İşi başından aşkın poyraz aldırmadı, nasibini başını suya sokarak aramakta olan karabatağa söyleyecekleri vardı…


Mey