Yalnızlık örtüyor üstümüze
bir mevsim;
soluğuyla üşüttükçe...
Mey
28 Eylül 2014 Pazar
27 Eylül 2014 Cumartesi
İma...
" İma edilen bir şey, bildirilen bir şeyden çok daha fazlasıdır. "
Borges
Zamansız inen akşam loşluğu,
yaprakların hummalı titreyişi ağaçlarda,
yağmura durmuş göğün yansısı, dedi.
Başım, olmazlık bildirisiyle sallandı.
Hayır, dedim. Olmadı.
Ne ima ediyorsun, diye sordu. Kızmış gibiydi.
Fazlasını, dedim. Dahasını.
Dahası beni aşar, dedi bıkkın bir sesle. Güldüm.
Önemli değil, dedim. Beni de aşıyor...
Mey
Kahn Selesnick
Borges
Zamansız inen akşam loşluğu,
yaprakların hummalı titreyişi ağaçlarda,
yağmura durmuş göğün yansısı, dedi.
Başım, olmazlık bildirisiyle sallandı.
Hayır, dedim. Olmadı.
Ne ima ediyorsun, diye sordu. Kızmış gibiydi.
Fazlasını, dedim. Dahasını.
Dahası beni aşar, dedi bıkkın bir sesle. Güldüm.
Önemli değil, dedim. Beni de aşıyor...
Mey
Kahn Selesnick
25 Eylül 2014 Perşembe
20 Eylül 2014 Cumartesi
Yaprak / Haiku
Yaş ağaçlar güzde
Yapraklarını döker
Yapraklar sımsıcak
Yalınayak izlerim gibi...
Bavuudorj Tsogdorj
türkçesi: Timur Kocaoğlu
Hideyuki Katagiri
Yapraklarını döker
Yapraklar sımsıcak
Yalınayak izlerim gibi...
Bavuudorj Tsogdorj
türkçesi: Timur Kocaoğlu
Hideyuki Katagiri
19 Eylül 2014 Cuma
10 Eylül 2014 Çarşamba
Hayasızca Öptüm Yağmuru...
Karar bile değildi. Düşünmeden kendini dışarı atıverdi az önce sığındığı otobüs durağının korunağından. Arkadaki taze çamın dibine geçti. İri damlalar bluzunu delip tenine yapışıyordu. aldıracak gibi değildi. Hoşnut bundan. Sigarayı çıkarırken fark etti, çok değil birkaç dakika önce kendisiyle birlikte yağmurdan kaçıp kendilerini durağa dar atmış o iki yaşlı kadının dikkatli izleyiciliklerini. Akşamın ve yağmurun varlığı dışında her şeyi yok saymaya meyilliydi bu büyük karanlık caddenin ıssızlığında. Kadınlara sırtını döndü. Sigarayı yaktı. Derince ilk nefes ve çıplak boynuna düşen o iri damlalar.
Boynumdan öpüyor beni yağmur, diye düşündü içinde delice bir sevinçle. Haz da kaynağı gibiydi: beklenmedik. Ensesi sırılsıklam olana kadar hafifçe öne eğik durdu öyle. Derken başını atabileceği kadar geriye atıp dudaklarını uzattı yağmura.
Duraktaki kadınlardan biri diğerini dirseğiyle dürttü bu sıra. Yağmuru öpüyor, derken sesindeki şaşkınlığa kınayan bir şey karışmıştı. İçerinin korunağından memnun olan bu tespitin altını çizdi: hayasızca
Dışarıdakinin ise bir şeye aldırdığı yoktu...
Mey
Boynumdan öpüyor beni yağmur, diye düşündü içinde delice bir sevinçle. Haz da kaynağı gibiydi: beklenmedik. Ensesi sırılsıklam olana kadar hafifçe öne eğik durdu öyle. Derken başını atabileceği kadar geriye atıp dudaklarını uzattı yağmura.
Duraktaki kadınlardan biri diğerini dirseğiyle dürttü bu sıra. Yağmuru öpüyor, derken sesindeki şaşkınlığa kınayan bir şey karışmıştı. İçerinin korunağından memnun olan bu tespitin altını çizdi: hayasızca
Dışarıdakinin ise bir şeye aldırdığı yoktu...
Mey
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






